 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | trajectory | i. mermi yolu; geom. eğri, münhani; astr. yörünge.... |
| | hop | f. (-ped, -ping) i. sıçramak, sekmek, seke seke yürümek; oynamak, zıplamak, dans etmek; üzerinden atlamak; sıçratmak, se... |
| | weather | f. havaya göstermek; hava tesiriyle değişmek; atlatmak, savuşturmak, geçiştirmek; (çatıya) meyil vermek; den. rüzgar i... |
| | tarmac | i., (İng.) asfalt yol; hav. asfalt iniş meydanı.... |
| | incongruous | s. diğerlerine veya birbirine uymayan, aykırı, uyuşmaz, bağdaşmaz; uygunsuz, yersiz, münasebetsiz. incongruously z. uygu... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | saptama | determination. fixing.... |
| | bergamot | Also, the fruit.... |
| | itikatlı | one who has religious conviction.... |
| | müdafi | defender. champion.... |
| | batırma | dipping. plunging. sinking. pricking. sticking into. losing. running down. defaming. causing the ruin of.... |
|
|
|
 |
|
 |
|