 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | incalculable | s. hesaba gelmez, hesap edilemez; sayısız. incalculably z. hesaba gelmez bir şekilde.... |
| | emaciate | f. çok zayıflatmak, bir deri bir kemik hale getirmek. emaciated s. (açlıktan veya hastalıktan) çok zayıflamış, sıska.... |
| | aeration | (i). hava aldırma, havalandırma ; havayla temas ettirerek temizleme.... |
| | heartburn | (i)., (tıb). mide ekşimesinden dolayı boğazda duyulan yanma hissi.... |
| | galen | i milâttan sonra ikinci yüz yılda yaşamış Yunanlı bir doktor, Kalinos... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yayıncılık | publishing. publishing.... |
| | kardeşçe | fraternal. in a brotherly manner. fraternally. in a sisterly manner. brotherly. sisterly.... |
| | lezzetli | palatable. tasty. delicious. dainty.... |
| | çarık | sandal.... |
| | kaydırtmak | to have sth skidded / slid.... |
|
|
|
 |
|
 |
|