 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | zootonomy | i. hayvanları otopsi ilmi ve ameliyesi, karşılaştırmalı anatomi.... |
| | efficacious | (s). istenen sonucu veren, etkili, tesirli, yararlı.... |
| | cincture | (i)., (f). kemer kuşak; çevre hududu; (f). etrafını çevirmek, ihata etmek, kuşak dolamak.... |
| | favor | (i). yararlı bir yardım; teveccüh, güleryüz gösterme, lütuf, kerem; iltimas, kayırma, himmet; taraf tutma, himaye; iltif... |
| | optimum | i. en uygun durum; biyol. herhangi bir organizmanın büyümesi için elverişli ısı, ışık, nem, yer ve gıda gibi şartlar, ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | rest | carryover , leftover , relic , remain , remainder , remnant , residue , rest , tail.... |
| | haram | forbidden by religion. ill-gotten. unlawful. wrong.... |
| | evsaf | qualities. characteristics.... |
| | domalmak | to project as a hump. to bulge out.... |
| | konserve | canned. tinned. canned food. bottled food. preserves. preserve.... |
|
|
|
 |
|
 |
|