 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bust | f., i., k.dili patlamak, patlak vermek; iflâs etmek; patlatmak; mahvetmek, iflâs ettirmek; orduda rütbesini tenzil etmek... |
| | fit | (f). (ted, ting) (i). uygun olmak; uygun bir hale getirmek, prova etmek; uydurmak; dikkatle üzerine koymak; uymak; uyg... |
| | warden | i. bekçi, muhafız; A.B.D. hapishane müdürü; İng. kolej müdürü; kilise bina veya emlakini muhafaza eden memur.... |
| | tip | f. (-ped, -ping) i .hafif hafif vurmak, tıkırdatmak; i hafif vuruş, tıkırdatma.... |
| | coverture | (i). örtü, saklanma; (huk). bir kadının kocasının himayesi altında olması.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yerine getirmek | effect. fulfil. fulfill.... |
| | manastır | monastery. convent. cloister. abbey. friary. priory.... |
| | indirme | lowering. setdown. degradation. relegation. curtailment. landing.... |
| | kareli | checked. chequered. plaid. quadratic.... |
| | Norveççe | the Norwegian language.... |
|
|
|
 |
|
 |
|