 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | board | f. tahta döşemek, tahta ile kaplamak; para karşılığında yiyecek içecek temin etmek; (vapur veya trene) binmek; pansiy... |
| | date | (f). tarih koymak, tarih atmak; tarih kararlaştırmak veya tahmin etmek, zamanını hesap etmek; tarihli olmak; randevuya ç... |
| | dative | (s)., (i)., (gram). -e halinde olan; (i). datif, -e hali.... |
| | libation | i. içilen içkinin mabutların şerefine bir kısmının yere dökülmesi, bu nedenle dökülen içki; şaka içki, işret.... |
| | symptomatic , -ical | s. araz olan, alamet olan; araza göre (tedavi) . symptomatically z. araz kabilinden. symptomatology i., tıb. araz bahsi.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | umutsuz | I'm not too hopeful.... |
| | karadul | black widow.... |
| | deniz kuvvetleri | naval forces. sea forces. marine / naval / sea forces. marine. marine forces. navy.... |
| | neşelendirmek | exhilarate. hearten. lighten. to enliven. to exhilarate. to buck sb up. to brighten. to perk sb up. to cheer sb up.... |
| | şirin | sweet. charming. cute. delicious. pleasant.... |
|
|
|
 |
|
 |
|