 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | noetic | (s.), (fels.) akli faaliyetle ilgili. nofault insurance suçluyu aramaksızın kazazedeye para ödeyen sigorta.... |
| | perennial | s., i. bütün yıl boyunca devam eden; müddetli; uzun süren, daimi; bot. iki yıldan fazla yaşayan; i., bot. çok senelik ... |
| | servitude | (i.) kulluk, kölelik; ceza olarak verilen iş mahkumiyeti; (huk.) irtifak hakkı.... |
| | barbel | (i). bir nevi sakallı tatlı su balığı; karakeçi, zool. Barbus fluviatilis; balığın dudağındaki sakal.... |
| | former | (s). evvelki, önceki; öncel, eski, geçmiş, sabık; ilk bahsedilen: Of the two choices I prefer the former. iki şıktan ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kısırlık | barrenness.... |
| | savunucu | defender. counsel for the defense. defensive. advocate. assertor. champion. counsel for the defence. upholder.... |
| | kurnaz | cunning. shrewd. astute. tricky. artful. crafty. arch. cagey. calculating. canny. cattish. catty. cute. designing. dodgy... |
| | genelleştirmek | generalize. to generalize.... |
| | şıklık | smartness. finery.... |
|
|
|
 |
|
 |
|