 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | silentiary | i. sükut ve düzeni korumakla görevli kimse, mübaşir; Roma imparatorluğu'nda devlet sırlarını saklamaya ant içmiş memu... |
| | conspire | (f). fesat maksadı ile gizli ittifak yapmak, suikast hazırlamak; elbirliği ile çalışmak; anlaşmak.... |
| | through , thro, thru | (edat), z., s. içinden, bir yandan öbür yana, bir başından öbür başına; başından sonuna kadar; vasıtası ile; -den, -den... |
| | encouraging | s. ümit verici, cesaret verici, teşvik edici. encouragingly z. cesaret verici bir surette, teşvik ederek.... |
| | demurrer | (i)., (huk). davada resmen yapılan itiraz; davada itiraz eden kimse.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sauna | Dry heat in a wooden room is used to open the pores and eliminate toxins through sweat In combination with refreshing co... |
| | alegori | allegory.... |
| | yakalamak | capture. catch. collar. grab. grasp. grip. nab. seize. stalk. tackle. to catch. to collar. to grip. to grasp. to seize. ... |
| | plastron | An iron breastplate, worn under the hauberk.... |
| | spor | sport. recreation. sports. casual and comfortable. athletics. game. spore.... |
|
|
|
 |
|
 |
|