 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | global | s. bütün dünyayı kapsayan; küresel, cihanşümul.... |
| | fluoride | (i)., (kim). flüor ile başka bir elemanın bileşmesinden meydana gelen kimyasal karışım.... |
| | intuition | (i.) içine doğma; muhakeme kullanmadan meydanda olmayan bir şeyi sezme, sezgi. intuitional (s.) içe doğma ile ilgili, s... |
| | clasp | (i)., (f). toka, kopça; kucaklama, kavrama, sıkma; (f). toka veya kopça ile tutturmak; toka koymak; kavramak, sıkıca t... |
| | xenogamy | i., biyol. ayrı cinslerden olan organizmaları çiftleştirme. xenogamous s. ayrı cinslerden olan organizmaların çiftleştir... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ilham | inspiration. divine influence. afflatus.... |
| | legal | A New York Stock Exchange computerized database that tracks member firm audits, customer complaints and enforcement acti... |
| | şeref | crown. glory. good repute. honour. kudas. lustre luster. reputation.... |
| | puro | cigar.... |
| | step | To walk; to go on foot; esp., to walk a little distance; as, to step to one of the neighbors.... |
|
|
|
 |
|
 |
|