 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | prolegomenon | i. (çoğ, -na) gen. çoğ. başlangıç, önsöz, prolog, ki- taplarda uzun giriş. prolegomenous s. önsöz kabilinden.... |
| | chucklehead | (i)., (k.dili). budala kimse, kalın kafalı kimse. chuckleheaded (s). kalın kafalı. chuckleheadedness (i). kalın kafalı... |
| | buttermilk | (i). tereyağı yapıldıktan sonra yayıkta kalan içecek, yayık ayranı;ayran.... |
| | ring | f. i.etrafına halka çekmek, etrafını kuşatmak, çember içine almak; halka veya yüzük takmak; halka şeklinde soymak (ağa... |
| | thrace , thracia | i. Trakya. Thracian i., s. Trak; Trakyalı; s. Trakya'ya özgü.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | eşlem | map.... |
| | mail | This is a special room where you can send messages to individual users Essentially it is just like any other room, howev... |
| | başkumandan | supreme commander.... |
| | bank | An elevation, or rising ground, under the sea; a shoal, shelf, or shallow; as, the banks of Newfoundland.... |
| | disiplinsizlik | indiscipline.... |
|
|
|
 |
|
 |
|