 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sundowner | i., k.dili. serseri kimse; Avustralya'da dilenci serseri; (argo) çok sıkı disiplinli gemi süvarisi.... |
| | rob | f. soymak; başkasının para veya eşyasını alıp soymak; yağma etmek, talan etmek; mahrum etmek; hırsızlık etmek, adam soy... |
| | bezel | i. şevli uç veya kenar; façeta, yüzük kaşı; pırlanta şeklinde kesilmiş taşın eğik yüzü.... |
| | lima | i. Perunun başşehri, Lima.... |
| | countryseat | (i). sayfiye evi.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | gelen | incoming. inbound. who is coming. incident. oncoming.... |
| | seni | thee. you.... |
| | havalandırma | ventilation. airing. air-conditioning.... |
| | sakatlık | disability. handicap. impairment. defect.... |
| | kilo | Typically used to mean 1000 In computer applications it stands for 1024.... |
|
|
|
 |
|
 |
|