 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | junkyard | i. kullanılmış arabalar atılan yer; kullanılmış demir ile yedek parça ve inşaat malzemesi satılan yer; eski demir par... |
| | lunate | s. yarımay şeklinde.... |
| | slicker | i., A.B.D. muşamba yağmurluk; k.dili. kurnaz ve hilekâr kimse. city slicker taşra halkını aldatan düzenbaz kimse.... |
| | stale | s., f. bayat, durmuş, eski; adi; yıpranmış, bitkin (fazla spor yapanlar için kullanılır); f. bayatlatmak, tazeliğini gid... |
| | biddable | s. yumuşak başlı, muti, söz dinleyen; (briç) deklarasyon yapmaya müsait.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | karşı koymak | confront. counter. cross. mind. oppose. resist. withstand.... |
| | monografi | monograph.... |
| | delikanlı | kid. lad. sapling. youngster.... |
| | muslin | So called from Mosul, in Asia, where it was first manufactured.... |
| | yan ödeme | perquisite.... |
|
|
|
 |
|
 |
|