 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | cynic | (i). (s). herkesin yalnız kendi menfaatine çalıştığna inanan kimse; insanlardan hoşlanmayan kimse; (b.h). kinik, sinik:... |
| | comely | (s). sevimli, güzel, yakışıklı, zarif; uygun, yakışan.... |
| | uniform | s.,i.,f. değişmez şekilli,aynı şekilde olan,hepsi bir şekilde;muntazam;yaknesak,bir kararda,benzer aynı tarzda;i. ünifot... |
| | gyrostabilizer | (i.) va purlarda sallantıya karşıl kullanılan ciroskop.... |
| | wanton | s., i., f. zevk veya sefahat düşkünü; şehvet düşkünü; avare dolaşan; sebepsiz; kötü niyetli; ahlâksız, ahlâksızlık dü... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ayrılma | secessional. disconnection. separation. parting. split. leaving. breakup. divorce. departure. breakaway. check-out. clea... |
| | alkışçılık | flattery.... |
| | çok yüzlü | polyhedral.... |
| | siyahi | black. negro zenci. fellah.... |
| | görgüsüz | impolite. ill-mannered. rude. inexperienced. brutish. ill- behaved.... |
|
|
|
 |
|
 |
|