 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bilinear | s., mat. iki çizgisi olan.... |
| | osseous | s. kemik cinsinden, kemik gibi; iskeleti olan.... |
| | pentecost | i. şavuot, Tevrat'ın verildiği gün, Musevilerin Haftalar Bayramı; Hlristiyanların paskalyadan elli gün sonraki Hamsin... |
| | shelve | (f.) içine raflar yapmak; rafa koymak; tehir etmek, bir kenara atmak, rafa kaldırmak; emekliye ayırmak.... |
| | hagfish | (i.) yılanbalığına benzeyen ve başka balıkların vücuduna başını sokarak yaşayan ufak deniz balığı.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kötü beslenme | malnutrition.... |
| | lift | To collect, as moneys due; to raise.... |
| | danışmak | consult. refer. to consult. to confer.... |
| | bir iki | one or two.... |
| | cazip | attractive. attracting. charming. attractive çekici.... |
|
|
|
 |
|
 |
|