| English | Türkçe | | crane | (f). vinç ile kaldırmak; turna gibi boynunu uzatmak.... |
| | riding | i., s. biniş: binicilik: s. binek: yolculuk veya binicilikte kullanılan. riding habit kadın için binici elbisesi. ridi... |
| | uncut | s. kesilmemiş; sayfa kenarlan açılmamış (kitap).... |
| | rediscount | (i.), (f.) reeskont; (f.) reeskont etmek.... |
| | ado | (i) gürültü, patırtı. make an ado hadise çıkarmak, kıyameti koparmak. without any more ado hemen, ses çıkarmadan.... |
| | unteach | f. (taught) bildigini unutturmak; aksini öğretmek.... |
| | hallway | (i.) koridor; hol.... |
| | encephalon | i. beyin, dimağ, ansefal.... |
| | vagina | i. (çoğ. -s, -nae) anat., zool. dölyolu, vajina, mehbil, hazne; bot. kılıf. vaginal s. dölyoluna ait; kılıfa ait.... |
| | gripper | çıtçıt |
|
|