 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | plumbago | i. kalem kurşunu; dişotu, bot. Plumbago europaea. plumba ginous s. grafite benzer; grafitli.... |
| | density | (i). yoğunluk, kesafet, koyuluk, sıkılık; aptalık; foto şeffaf olmama derecesi kesafet; (elek). alan birimine göre ele... |
| | mouthpiece | i. ağızlık; çalgının dudaklar arasına alınan kısmı; bir diğerinin hesabma söz söyleyen kimse, sözcü; argo suçlunun av... |
| | direct | (s)., (z). doğru, müstakim, dosdoğru: dürüst, tok sözlü; açık, sarih; doğrudan doğruya, vasıtasız, araçsız; babadan oğ... |
| | rebate | (f.), (i.) iskonto etmek, indirim yapmak, tenzilât yapmak, bir kısmım geri vermek; (i.) indirim, tenzilât, iskonto, ge... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kezzap | nitric acid.... |
| | temizlemek | brush. clean. do. purge. purify. remove. rid. scrape. square. to clean. to clean sth up. to cleanse. to pick. to tidy. t... |
| | kızılcık | cornelian cherry.... |
| | zeytinyağı | olive oil.... |
| | as | Because; since; it being the case that.... |
|
|
|
 |
|
 |
|