 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | giddy | s., f. başı dönmüş, başı dönen; sersemletici, baş döndürücü (yükseklik veya dönme hareketi); hoppa, terelelli; sersem... |
| | demonstrable | (s). gösterilebilir, ispatı mümkün.... |
| | kipper | i., f. çiroz; f. balığl tuzlayıp tütsülemek veya kurutmak.... |
| | foil | (f)., (i). engellemek, mâni olmak: şaşırtmak, işini bozmak; avda avcıları saşırtmak; (i). hayvan izi.... |
| | muckrake | f. özellikle siyasette bir şahsa kötü şeyler yüklemek; haksızlığı arayıp meydana çıkarmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|