| English | Türkçe | | bound | f. hudutlamak, sınırlamak; kuşatmak; hudutlannı çizmek; hemhudut olmak, bitişik olmak.... |
| | syn | kıs. synonym.... |
| | appetizer | (i). iştah açan şey, çerez, meze, iştah açıcı içki, aperitif, açar.... |
| | herpes | (i)., (tıb). kabırcıklar hâsıl eden bir deri iltihabı, uçuk. herpes zoster (tıb). zona. herpet'ic (s). uçuk gibi, uçuğ... |
| | overturn | i. devirme, altüst etme.... |
| | stereoscope | i. stereoskop. stereoscopic s. stereoskopik.... |
| | aboulia | (i). irade yitimi.... |
| | ted | f. (-ded, -ding) yeni biçilmiş otu kurutmak için altüst edip yaymak. ted'der i. yaş otu altüst eden kimse veya makine.... |
| | tallow | i., f. donyağı; mum yağı; f. mum yağı ile yağlamak. tallowy s. yaglı; mum yağına benzer... |
| | branchia | zool solungaç galsame branchiate solungaş1ı |
|
|