eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-neckband i. elbisede dik yaka.
2-neckerchief i. boyun atkısı.
3-necking i. A.B.D., (argo) sevişirken kucaklaşıp öpüşme.
4-necktie i. kravat, boyunbağı.
5-neck i., f. boyun; boyun gibi şey; iki kara parçasını birleştiren dil, kıstak; boğaz; müz. keman sapı; elbise yakası; f., A.B.D., (argo) sevişirken kucaklaşıp öpüşmek. neck and neck yarışta at başı beraber. break ones neck boynu kırılmak; azami gayreti sarfetmek. fall on one's neck birinin boynuna sarılmak. get it in the neck ağır darbe yemek. risk one's neck hayatını tehlikeye koymak. stiff neck tutulmuş boyun. wry neck eğri boyun.
6-necklace i. gerdanlık, kolye.
7-neckwear i. boyuna takılan şeyler.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
fiğEng > Tr11:35:09
goodness meEng > Tr11:30:37
goodnessEng > Tr11:30:30
goodneesEng > Tr11:30:14
clipperEng > Tr11:23:33
dry skinEng > Tr11:21:31
depleteEng > Tr11:20:48
acneEng > Tr11:20:28
irriateEng > Tr11:19:37
TURKce englishTr > Eng21:47:58
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
malaprop , mrs Sheridan'mThe Rivals,, adlı piyesinde uygunsuz sözleriyle ünlü kadın....

batter (i). sulu hamur; matb. bağlanmış sayfa halindeki dizilmiş harflerde bozukluk; bu bozukluğun meydana getirdiği yanlış; sp...

gee ünlem hayret ifade eden ünlem: Ya ! Öyle mi? Allah Allah !...

unacknowledged s. kabul edilmemiş, onaylanmamış, cevaplandırılmamış....

sensitize f., foto. (kağıt, filim) hassas hale getirmek; tıb. hassas duruma getirmek....

tragedy i. facia, trajedi; felâket, korkunç olay....

cyclamen (i). siklamen, tavşankulağı, buhurumeryem çiçeği, (bot). Cyclamen....

sermon (i.) vaız, dinsel öğüt, hutbe; nasihat, ihtar. sermonette (i.) kısa vaız. sermon'ic (s.) va'za uygun, vaız kabilinden. ...

centerpiece (i). herhangi bir şeyin ortasına konulan süsleyici eşya....

corrosible aşınır paslanır çürür

TürkçeEnglish
kireç kuyusu lime pit....

lot Anything used in determining a question by chance, or without man's choice or will; as, to cast or draw lots....

kreatör dressmaker....

iffet chastity. purity. virtue. modesty....

açık poliçe blank bill. certificate of indebtedness issued before all the details are settled. declared policy. open policy....

kırmak affront. break. bust. cut. exterminate. fracture. hurt. offend. pain. prejudice. prise. prize. pry. rupture. shatter. sm...

aksırmak to sneeze....

ar Autoregressive AR models include past observations of the dependent variable in the forecast of future observations....

ustalaşmak to become skilled....

muslin Cloth used for sheeting with thread count under 180 threads per inch Muslin is more loosely woven and feels coarser than percale