 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | roadmaster | i. demiryolu kıta müdürü .... |
| | supplier | i. sağlayan kimse; ihtiyacı karşılayan şey; tedarik eden firma.... |
| | fluke | (i),, (den). gemi demirinin tırnağı veya ona benzer şey: ok ve mızrak damağı veya dikeni; balina kuyruğunun yassı parç... |
| | empanel | bak. impanel.... |
| | suspend | f. geçici olarak durdurmak veya iptal etmek; tatil etmek; ertelemek, tehir etmek; muallâkta bırakmak; makamından geçic... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yapılabilir | doable. achievable. feasible. possible of performance. practicable.... |
| | viski | whisky.... |
| | ziraat | agriculture. husbandry. terraculture. tillage.... |
| | dogma | Those beliefs held as established or put forth as an authoritative or expert opinion, often contained in a secondary or ... |
| | puset | stroller. pushchair.... |
|
|
|
 |
|
 |
|