eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-müzik music. track.
2-müzisyen musician. performer.
3-müzehhep gilt.
4-müzmin chronic. inveterate. obstinate. confirmed. protracted.
5-müzaheret aid. assistance.
6-müze museum.
7-müze museum.
8-müzikal musical.
9-müzikçi musician. teacher of music.
10-müzikçi musician.
11-müzikal musical. musical comedy.
12-müzakere deliberation. conference. consultation. discussion. negotiation. advisement. dealings. debate. parley. powwow. talk. talks.
13-müzisyen musician.
14-müzakere negotiation. debate. discussion. powwow.
15-müzisyen musician. music player.
16-müzakere conference. debate. consultation. negotiation.
17-müzmin chronic. confirmed. chronic süreğen.
18-müzik music.
19-müzik music.
20-müziksever music-loving. keen on music. music lover.
21-müziksever music lover. musical.
22-müzmin chronic. confirmed. obstinate.
23-müzekkere memorandum. note. warrant. precept. process. writ.
24-müzikhol music hall.
25-müzminleşmek to become chronic.
26-müzevir informer.
27-müzevir cop. pettifoggery.
28-müzakerat negotiations.
29-müzikal musical.
30-müzayaka embarrasment. the state of being in financial difficulties.
31-müzayede public auction.
32-müzayede auction.
33-müzayede auction. auction sale.
34-müzeci museum curator.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
ferment (f). mayalanmak ekşimek, tahammür etmek; mayalandırmak, tahammür ettirmek: coşmak (fikir), heyecanlanmak, telaş etmek....

asphyxiate (f). boğmak, oksijensiz bırakmak; boğulmak.asphyxia'tion (i). oksijen yokluğundan boğulmaya sebep olma, boğulma, ...

zoology i. hayvanlar ilimi, zoologist i. zoolog....

dexterity (i). hüner, maharet, el çabukluğu, beceriklilik, ustalık....

sternwheeler i. arkadan çarklı nehir gemisi....

ostentation i. gösteriş, gereksiz gösteriş. ostentatious s. dikkati çekmek amacında olan. ostentatiouily z. gösterişli bir şekilde...

falciform (s)., (anat.) orak şeklinde....

cold chisel soğuk keski, demir kalemi....

tubule i. ufak tüp....

vexatious sinirlendirici can sıkıcı üzücü gücendirici vexatiously sinirlendirerek vexatiousness sinirlen diricilik

TürkçeEnglish
inisiyatif initiative....

Gine again. once again. still. nevertheless....

cerahat matter. pus. puss irin....

canlılık activity. liveliness. vigour. momentum. action. mobility. dynamism. stir. stirabout. impulse. biological. animal spirits...

abrakadabra abracadabra....

kazanılmak to be earned. to be gained. to be won....

anıt monument. memorial....

zıtlık contrast. opposition. contrariety....

görevcilik functionalism....

program set of instructions in code that when executed causes computer to perform task