| English | Türkçe | | yashmak | i. yaşmak.... |
| | english | s., i. ingiliz, ingilizce; i. ingilizce; the ile ingiltere halkı, ingilizler; ingilizce tercüme; matb. ondört puntoluk... |
| | piggin | i. çamçak, tahta maşrapa.... |
| | ivy | (i.) sarmaşık, (bot.) Hedera helix. ivy clad, ivygrown, ivymantled (s.) sarmaşıkla örtülü. ivy geranium sakız sardunyas... |
| | slime | i., f. yapışkan ve nemli herhangi bir madde; balçık; salgı; salyangoz sümüğü; f. yapışkan ve ince çamurla kaplamak veya... |
| | carving | (i). oyulmuş sanat eseri; sofrada et kesme.... |
| | shekel | (i.) miskal, ibranilerde bir ağırlık birimi; altın veya gümüş sikke; (çoğ.), argo para, servet.... |
| | larceny | (i.) hırsızlık, sirkat, çalma. compound larceny başka suçlarla bir arada yapılan hırsızlık.... |
| | excerpt | (i.), (f.) (bir kitap veya yazıdan) seçme parça, pasaj; (f.) almak, seçmek, iktibas etmek.... |
| | exophthalmic | tıb egzoftalmiye ait göz küresinin fırlamasına ait exophthalmic goiter guatrdan meydana gelmiş egzoftalmi |
|
|