 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | list | i., f. liste, dizin, fihrist; çoğ. yarışma yeri, mücadele alanı, er meydanı: f. listeye geçirmek, deftere yazmak; fiya... |
| | zero | i., f. sıfır; hiç; bir ölçek üzerinde başlangıç noktası; en aşağı nokta; hiçlik; f. aynı zamana rastlamak için ayarlamak... |
| | sullen | s. somurtkan, asık yüzlü, suratlı; ters, huysuz, melankolik, yüzü gülmez; kasvetli; için için kaynayan. sullenly z. so... |
| | pf. | kıs. pfennig.... |
| | breast | i., f. göğüs, meme; sine, kalp, yürek, gönül, iç; f. göğüs germek, karşı durmak; göğüslemek. breastband i. eyerin göğüs ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | data | Facts represented in a readable language on a durable medium Data on its own carries no meaning Empirical data are facts... |
| | oral | Uttered by the mouth, or in words; spoken, not written; verbal; as, oral traditions; oral testimony; oral law.... |
| | dilbilgisi | grammar. grammar gramer.... |
| | laterna | barrel organ. hurdy gurdy. music box. musical box. street organ.... |
| | yer sarmaşığı | ground ivy.... |
|
|
|
 |
|
 |
|