| English | Türkçe | | furthest | s en çok, en uzak, bak farthest... |
| | quiet | s. sessiz, sakin; hareketsiz, rahat, asude; nazik, yumuşak huylu, tatil, uslu; gösterişsiz, yumuşak. quietly z. yavaşça... |
| | unsalable | s. satılamaz... |
| | chanqeable | (s). değişebilir, kararsız, istikrarsız; dönek; sanjanlı, yanardöner. changeabil'ity, change'ableness (i). değişebilirl... |
| | kamikaze | i. ikinci Dünya Savaşında Japonların uyguladıkları intihar hücumları; bu saldırılarda kullanılan araç; intihar saldırıs... |
| | importunate | s. zorla isteyen, ısrarla bir şey isteyerek rahatsız eden. importunacy, importunateness i. Israrla isteyerek rahatsız ... |
| | balcony | (i). balkon. balconied (s). balkonlu.... |
| | vulg. | kıs. Vulgate.... |
| | construct | (i). yapılan şey, bina edilen şey; (psik). daha basit izlenimlerden oluşan karmaşık bir eğilim.... |
| | pensemble | Fr genel etki |
|
|