 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | newel | i., mim. sarmal merdivenin orta direği; tırabzanın başındaki veya dibindeki direk. newel post tırabzan babası. New En... |
| | congestion | (i). tıkanıklık, izdiham, kalabalık; (tıb). kan toplanması, kan hücumu.... |
| | infringe | f. bozmak, ihlâl etmek; tecavüz etmek, karşı gelmek. infringement i. tecavüz; sakatlama, bozma; bir hakkın ihlâli.... |
| | pongee | i. Çin ipeği, ham ipekten dokunmuş kumaş.... |
| | coryphee | (i). bale topluluğunun üstünde fakat solo dans edenlerin altında olan balerin veya dansör.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kavga etmek | brawl. dispute. fight. quarrel.... |
| | geliştirmek | improve. develop. better. advance. work up. build up. ameliorate. boom. cultivate. enlarge. evolve. launch out. open up.... |
| | örtülü ödenek | discretionary fund. secret funds (government appropriation which is to be spent on a secret pro.... |
| | alçı kalıp | plaster mold. gypsum mold.... |
| | taşınma | moving. move. flit. remove.... |
|
|
|
 |
|
 |
|