 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sitology | i. yemek bilgisi; pehriz ihtisası.... |
| | establish | (f.) kurmak, tesis etmek; saptamak, tespit etmek, tayin etmek; yerleştirmek; tanıtmak, kabul ettirmek; (kiliseyi) resmil... |
| | oil | f. yağlamak, üzerine yağ sürmek; rüşvet vermek. oil the wheels kolaylık göstermek, iş sahasnı hazırlamak. oil one's ha... |
| | gambir | i Malaya'da bir bitkiden çıkan ve sakız gibi çiğnenen veya boya iş ipek veya altın sırmadan lerinde kullanılan... |
| | autodynamic | (s). kendi kuvvetini üreten.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | at sineği | gadfly.... |
| | arıtmak | to purify. to clean. to cleanse. to refine. sublimate. try.... |
| | ön şart | precondition.... |
| | öpme | kissing.... |
| | fit | The relation between two mating parts with reference to the conditions of an assembly For example: Wrench fit; close fit... |
|
|
|
 |
|
 |
|