 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | wend | i. Doğu Almanya'daki İslav kavmin biri. Wend'ic, Wend'ish kavme ait; i. bu kavmin dili.... |
| | spoil | f. (-ed veya spoilt) bozmak, yıkmak; azdırmak, şımartmak, ahlakını bozmak; bozulmak, çürümek; azmak. spoil a joke şaka... |
| | quarrel | i., tar. eskiden tatar yayı ile atılan ucu dört köşeli ağır ve kısa ok; taşçı kalemi.... |
| | sky | i., f. (skied veya skyed, skying) gökyüzü, gök, sema, asuman; hava; f., k.dili topu havaya vurmak, yukanya fırlatmak; ... |
| | sequester | (f.) ayırmak, tecrit etmek; (huk.) haczetmek, el koymak, müsadere etmek. sequester oneself tenha bir yere çekilmek. se... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | keşmekeş | great confusion. disorder. chaos. rat race.... |
| | gümbürdemek | to boom. to thunder. to die. roar. thump.... |
| | kesen | intersecting line.... |
| | foto | photo.... |
| | oradan | from there. thence.... |
|
|
|
 |
|
 |
|