eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-murder i., f. adam öldürme, cinayet; k.dili baş belası; f. katletmek, öldürmek, kasten öldürmek; bozmak, harap etmek. murder a piece of music bir müzik parçasını berbat etmek. murder in the first degree kasten adam öldürme. Murder will out. Cinayet gizli kalmaz. Haksızlık meydana çıkar. get away with murder k.dili bir kötülüğün cezasını çekmemek. murderer i. katil, cani, adam öldüren kimse. murderess i. kadın katil. murderous s. öldürücü, ölüm saçan, kanlı; tehlikeli. murderously z. öldürecek gibi.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
lowEng > Tr22:35:28
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
hello ünlem Alo. Merhaba Günaydın Hoş geldiniz. Hoş bulduk. (nad). Yahu, nedir bu ?...

fiddlefaddle (i). saçma sapan söz....

shearling (i.) ikinci kez kırkılan yapağı; yapağısı ilk kez kırkılan koyun....

sextant (i.) sekstant, gemicilikte bir gökcisminin yüksekliğini ölçen alet....

nimble (s.) çabuk, çevik, atik; tetik, uyanık, zeki, açıkgöz. nimblefingered (s.) marifetli, hünerli, eline tez. nimblewitted...

tempest i .fırtına, bora, özellikle ,şiddetli rüzgâr fırtınası. tempestbeaten s. fırtınaya tutulmuş, fırtına yemiş. tempest i...

cervix (i)., (çoğ -vix,es, -vices)., (anat). boyun; rahim boynu; boyuna benzer herhangi bir kısım....

trichrome , trichromic, trichromatic s. üç renkten ibaret, üç renkli....

speer f., İskoç. sormak....

ply kat katmer meyil eğilim temayul eğmek

TürkçeEnglish
incecik fine. slender. stringy. very slender. very thin. very fine. finely. minutely....

çalma stealing. thieving. pilfering. ringing. steal. theft....

yerine instead. instead of. in lieu. in lieu of. in place of. vice....

aklamak to acquit. to clear. to discharge (of a liability. to release. to audit and verify accounts. to settle. to grant full di...

küsme miff....

saydam filmy. limpid. transparent. transparent şeffaf....

cezalı punished. penalized. fined. a person who is punished. on jankerss....

bileşen component....

hesap cüzdanı deposit book....

sıçmak to shit