| English | Türkçe | | telelectric | s. uzak mesafelere elektrikle tesir eden.... |
| | clack | (f)., (i). çatırdamak, takırdamak; gevezelik etmek, çene çalmak; (i). çatırtı, takırtı; gevezelik, patırtı. clacker (i... |
| | guttle | (f.) oburcasına yemek yemek, (colloq.) silip süpürmek.... |
| | tog | i., f. (-ged,- ging) k.dili palto; çoğ. elbise; f., out (veya) up (ile) en iyi elbisesini giymek.... |
| | mid | kıs. middle.... |
| | outfit | i., f. (-ted, -ting) takım donatısı; gereçler; A.B.D., k.dili askeri birlik; bir zaman için ihtiyacı karşılayan giyecek... |
| | antidote | (i). panzehir, hastalık etkisini giderici madde, ilâç, deva, çare; herhangi bir (bedeni veya akli). bozukluğun etki... |
| | sidewalk | i. yaya kaldırımı.... |
| | ics | sonek ilim dalı; sanat; çalşışma alanı: physics, ethics ,athletics.... |
| | aliment | yiyecek gıda beslenme maişet nafaka |
|
|