| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | aspiring | (s). gözü ilerde olan, bir gayesi olan aspiringly (z). yüksek emeller peşinde koşarak.... |
| | bound | f. hudutlamak, sınırlamak; kuşatmak; hudutlannı çizmek; hemhudut olmak, bitişik olmak.... |
| | gasconade | i., f. övünme; f.övünmek.... |
| | yaw | f., i. (gemi) sağa sola sapma, yalpa vurmak, rotadan çıkmak, lase yapmak; dümeni kötü kullanıp gemiyi sağa sola saptırma... |
| | adventure | (f). tehlikeye atmak, şansa bırakmak; cesaret etmek, göze almak, atılmak. adventurer (i). maceraperest kimse. adven... |
| | typhoon | i. şiddetli kasırga.... |
| | amendment | (i). tashih, ıslah; bir kanunu değiştirme; değişiklik; (huk). mahkemenin rızası ile davadaki yanlışlığı düzeltme ; ... |
| | road | i., sık sık çoğ. dış liman, demirleyecek yer.... |
| | root | i. kök; kaynak, temel; kelime kökü; mat. kök. root and branch tamamıyle, kökten, toptan, hepsi. root beer bazı köklerd... |
| | census | sayım nufus sayımı eski Roma'da vergi sistemiyle ilgili olarak vatandaş ve mal sayımı |
|
|
|
|