| English | Türkçe | | decree | (i). resmi emir, irade, karar, hüküm, kararname. decree nisi huk altı ay zarfında aksi sabit olmadığı takdirde icra mevk... |
| | admirable | (s). takdire şayan, beğenilecek , çok güzel admirably (z). beğenilecek surette.... |
| | tutty | i. bir çeşit çinko oksit.... |
| | underestimate | f., i. değerinin altında paha biçmek; i. değerinin altında paha biçme.... |
| | stop | f. (-ped, -ping) durdurmak, alı koymak, engellemek; mola vermek; durmak; kalmak; stop etmek; fren yapmak; kesmek; tıkam... |
| | defeasance | (i)., (huk). iptal, lağvetme.... |
| | fortune | (i). talih, baht; rastlantı, tesadüf; uğur; şans; kader, kaza, kısmet; servet, çok para. fortune hunter bilhassa evlenme... |
| | tulip | i. lâle, lâle fidanı. tulip root bazı tahılların sapına arız olan bir hastalık. tulip tree ağaç lâlesi, bot. Liriodend... |
| | treasure | i., f. hazine, para hazinesi; biriktirilmiş şey; değerli şey; f. hazine yığmak, para biriktirmek; çok kıymetli tutmak. ... |
| | reproachful | sitem dolu azarlama kabilinden reproachfully sitemli olarak reproachfulness sitemlilik |
|
|