 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | weakling | i., s. cılız kimse veya hayvan; s. cılız, güçsüz.... |
| | torque | i., mak. devir meydana getiren kuvvet, dönme momenti; bazı sıvı ve billurlardan geçme sonucunda polarılmış ışık düzlem... |
| | dungaree | (i). Hindistan'a mahsus bir çeşit kaba pamuklu kumaş; (çoğ.) bu kumaştan yapılmış işçi tulumu.... |
| | ease (2) | (f). rahat ettirmek, sıkıntıdan kurtarmak; ağrıyı yatıştırmak; basınç veya gerilimi azaltmak; kolaylaştırmak; dikkatle ... |
| | sedative | s., i. teskin edici, müsekkin, yatıştırıcı;i., tıb. yatıştırıcı herhangi bir şey.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | gale | Acronym for Genesis of Atlantic Lows experiment See Bane and Lee et al. generic area limitation environment. 1 In genera... |
| | biçim | bathos. configuration. fashion. figure. form. format. make. manner. mode. semblance. shape. strain. stripe.... |
| | çöreklenmek | twine.... |
| | şakacı | jesting. playful. humoristic. facetious. jocose. jocular. puckish. quizzical. waggish. jester. humorist. funster. wisecr... |
| | peçeli | veiled.... |
|
|
|
 |
|
 |
|