 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | scoot | f., k.dili birden kaçmak veya koşmak.... |
| | perpend | f., (eski) etraflıca düşünmek, zihinde tartmak, mülâhaza etmek.... |
| | lone | s. yalnız, kimsesiz; ıssız, tenha; bekâr, evlenmemiş. lone hand kağıt oyununda refakatsiz oynayan kimse; tek başına mü... |
| | misogynist | i.kadından nefret eden kimse, kadın düşmanı.misogynous s.kadından nefret eden.... |
| | backer | (i). arka, yardım eden kimse, tarafını tutan kimse; yarışta bir ata para koyan kimse.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | özgül ağırlık | specific weight. specific gravity.... |
| | karaborsa | black market. under the counter.... |
| | levye | tire lever. jemmy. jimmy.... |
| | suiniyet | bad faith. ill-will. bad intention. malice.... |
| | ateist | atheist. atheistic. atheist. disbeliever.... |
|
|
|
 |
|
 |
|