 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | culvert | (i). mecra, ark, yolun altından geçen su yolu.... |
| | vibrate | f. titremek; sallanmak, sakınmak; duraksamak, tereddüt etmek; titretmek, sallandırmak. vibratile s. titrek titreyen.... |
| | scowl | f., i. kaşlarını çatıp bakmak; i. tehdit ederek bakma, tehditkâr bakış scowl'ingly z. kaş çatarak; tehdit ederek.... |
| | flatus | (i). (çoğ. -tuses, tus) mide veya karındaki gaz.... |
| | dip | (i). dalma, batma; meyil, inhitat; çukur; daldırma mum, içine herhangi bir şey daldırılacak sıvı, banyo; argo yankesici... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kereviz | celery. celeriac.... |
| | termin | kararlaştırılan gün/zaman. randevu. mahkeme günü. vade. mehil.... |
| | sadist | sadist. sadistic.... |
| | kod | code.... |
| | anarşik | anarchic.... |
|
|
|
 |
|
 |
|