| English | Türkçe | | same | s. aynı, tıpkısı; eşit; adı geçen, mezkür. all the same bununla beraber, mamafih just the same buna rağmen, mamafih; ay... |
| | enuresis | i., tıb. istemeyerek idrar kaçırma (özellikle uyurken).... |
| | quondam | s. sabık.... |
| | accomplice | (i). suç ortağı.... |
| | tiro | bak. tyro.... |
| | heedless | (s). dikkatsiz, düşüncesiz; önem vermeyen, pervasız, çekinmeyen. heed lessly (z). pervasızca, dikkatsizce. heedlessnes... |
| | commitment | (i). vaat, taahhut; kesin karar; teslim etme, teslim olma; bağlantı; havale; irtikap, (suç) işleme; (huk). birinin hapis... |
| | pythian | s, i Delfi tapınağının ilahı Apollon'a ait; dört senede bir Delfi'de yapılan spor oyunlarına ait; i. Delfi tapınağında... |
| | kudu | (bak) koodoo.... |
| | whimbrel | yağmur kervan çulluğu zool Numenius phaeopus |
|
|