 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | espousal | (i.) kabullenme, benimseme; evlenme, nikâh; nişanlama, nişanlanma.... |
| | muck | i., f. gübre, yaş gübre; bataklık çamuru; pislik; f. gübrelemek; k.dili kirletmek, pisletmek. muck heap gübre yığını. m... |
| | polytonal | s., müz. çoktonlu.... |
| | swath | i. orakla biçilip bir yana bırakılmış buğday veya ot; biçerdöver veya orakla bir defada biçilen yer. cut a wide swath ... |
| | devastate | (f). harap etmek, viran etmek, mahvetmek; (k).dili utandırmak. devasta'tion (i). harap etme, viran olma.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | karartı | darkness. smudge. blackspot. indistinct figure. silhouette. mist.... |
| | sorgulanmak | to be interrogated. to be grilled. to be cross-examined.... |
| | ilaçlamak | to apply medicine. to medicate. to disinfect.... |
| | kan kardeşi | blood brother.... |
| | gümrük | customs. duty. tariff. customs house. clear in. customhouse.... |
|
|
|
 |
|
 |
|