 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | mate | i., f. eş, misil; karı, koca, eş; çift hayvanın erkek veya dişisi; arkadaş; den. ticaret gemisinde ikinci kaptan, muavi... |
| | sheldrake | (i.) hanımördeği, suna, kuşaklı ördek, (zool.) Tadorna tadorna; testeregagalı ördek, (zool.) Mergus merganser.... |
| | ionosphere | (i.) havakürenin yüksek bir katmanı.... |
| | technicality | i. ilmi nitelik; ilmi veya fenni terimlerin kullanılması; fen veya sanayi ile ilgili ayrıntılar; incelik, ayrıntı .... |
| | circassian | (i)., (s). Çerkezce; Çerkez; (s). çerkezlerle veya çerkezce ile ilgili.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | takoz | chock. trig. wedge. plug. stock. skid. slug. holdfast. nog. backstop. wood-block. key. headstock. underlay. cleat. glut.... |
| | tahsil | education. being educated. learning. collecting. collection.... |
| | deniz tutması | sea sickness.... |
| | vasıta | agency. facility. instrumentality. medium. resource. stepping stone. vehicle.... |
| | türemiş | derived. derivative.... |
|
|
|
 |
|
 |
|