 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | credit | (i). kredi, güven, itimat, emniyet; itibar, şeref; nüfuz, tesir; okullarda bir kursun başarıyla bitirilmesiyle kazanıl... |
| | chafe | (f)., (i). ovarak ısıtmak; ovarak aşındırmak, yıpratmak; taciz etmek, rahatsız etmek, tedirgin etmek; ısıtmak; ovmak; o... |
| | fructuous | (s). meyva veren, verimli, semereli, faydalı, yararlı, karlı, kazançlı.... |
| | indignation | i. kızgınlık, öfke, gazap; haksızlığa karşı öfke, kızma. indignation meeting bir haksızlığı protesto amacıyle yapılan ... |
| | chignon | (i). topuz, saçın arkada toplanması.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | birey | individual. private individual.... |
| | toptan | wholesale. bulk. direct sale. en masse. by the gross. in gross. in bulk. in the lump. volume business.... |
| | organ | A keyboard instrument in which sounds are generated by air blowing through pipes or reeds, or an electronic simulation o... |
| | sinagog | synagogue.... |
| | sinirlendirmek | annoy. displease. fuss. irritate. rasp. rile. ruffle. to annoy. to make nervous. to rub sb the wrong way. to irritate. t... |
|
|
|
 |
|
 |
|