| English | Türkçe | | ail | (f). rahatsız olmak, hasta olmak; sıkıntı vermek, taciz etmek, rahatsız etmek. ailing (s). keyifsiz, rahatsız, hasta... |
| | secund | s., bot., zool. bir taraflı, tek yanlı.... |
| | miracle | i. mucize, harika, keramet. miracle play ortaçağa mahsus dini piyes.... |
| | rap | (i.), (f.) (ped, ping) darbe, vuruş; çalma, çalış; argo suçluluk; (f.) vurmak, çalmak, çarpmak beat the rap argo cezadan... |
| | whitesmith | i. tenekeci; kalaycı.... |
| | ferity | (i). vahşilik, yabanilik; gaddarlık.... |
| | hanger | (i.) askı, askı kancası; çengel; elbise askısı; oto makas köprücüğü; asan kimse, asıcı kimse.... |
| | poker | i. poker oyunu. pokerfaced s., k.dili tamamen ifadesiz (yüz).... |
| | amble | (i)., (f). eşkin gidiş; binek hayvanlannın eşkin ve rahvan yürüyüşü; (f). eşkin gitmek; avare avare gezinmek.... |
| | snowy | karlı kar gibi beyaz snowily karlı olarak snowiness karlı oluş beyazlık |
|
|