 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | macropodian | s., i., zool. arka ayakları çok büyük olan keseli hayvanlardan, kanguru gibi; i. kanguruya benzeyen hayvan.... |
| | castigate | (f). paylamak, kakımak, azarlamak; kınamak. castiga'tion (i). paylama, azarlama. castigator (i). paylayıcı kimse.... |
| | decrepit | (s). eskimiş, yıpranmış, hemenhemen işlemez hale gelmiş, ihtiyarlıktan zayıflamış, eli ayağı tutmaz.... |
| | grub | (i.) tırtıl, sürfe, kurt; bıkıp usanmadan çalışan kimse; argo yiyecek. grubby (s.) kirli, pis, düzensiz; kurtlu.... |
| | rajah | i. raca.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | döndürme | crank. table lifting rapping turning. torsion.... |
| | yazdırmak | indite. reduce to writing. register.... |
| | ace | Advanced Composition Explorer A spacecraft studying the heliosphere and cosmic rays more!.... |
| | evlenmek | marry. get married. wed. make a match. espouse. lead to the altar. change one's condition. hitch. hitch up. mate. pair o... |
| | hadım | eunuch.... |
|
|
|
 |
|
 |
|