 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | tabularasa | Lat. üzerine hiç yazı yazılmamış levha; yeni doğan çocuğun hiç bir eser taşımayan beyni.... |
| | os | i. (çoğ. ora) anat. ağız, delik.... |
| | billing | i. sanatçının isminin şöhretine göre afişlerde aldığı sıra; hesap çıkartma.... |
| | ing | sonek kök fiildeki hareketi belirtme: fishing balık tutma; a singing bird ötücü kuş; drinking fountain su içilen çeşme... |
| | dab | (f). hafifçe vurmak, dokunmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | porto | Porto.... |
| | el | hand. hands. manual. mitt. paw. range. round. stranger. people. country.... |
| | çığlık | call. cry. scream. shriek. trumpet. whine. yell.... |
| | uzaklaştırma | remove.... |
| | letafet | grace.... |
|
|
|
 |
|
 |
|