 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | exclaim | (f.) ansızın bağırıp çağırmak, hayretini ifade etmek, hiddetle söylemek.... |
| | spotted | s. noktalı, benekli, lekeli; düzensiz, intizamsız. spotted crake bataklık tavuğu, zool. Porzana porzana. spotted fever... |
| | admire | (f). çok beğenmek, hayran olmak, takdir etmek admira'tion (i). hayranlık , çok beğenme. admir'er (i). takdirkar kims... |
| | taskmaster | i. başkasına iş yükleyen kimse, angaryacı .... |
| | plate | i. tabak; sahan; bir tabakdolusu şey; madeni levha; altın veya gümüş sofra takımı; kupa, şilt; maden baskı kalıbı; diş... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | parka | anorak. parka.... |
| | larva | A mobile wingless grub that is the second stage in the life cycle of an insect. : the immature stage of insects with com... |
| | endişe | anxiety. care. worry. apprehension. apprehensiveness. concern. disquiet. fear. inquietute. load. misgiving. oversolicitu... |
| | çaba | ardour. effort. exertion. ginger. glow. mettle. push. spurt. strain. stroke. struggle. zeal. zip. endeavour. striving.... |
| | adam öldürme | murdering. murder. homicide. manslaughter.... |
|
|
|
 |
|
 |
|