 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | skiff | i., den. hafif yelkenli filika, hafif sandal, kik.... |
| | miraculous | s. mucize kabilinden, harikulade, hayret verici, garip; doğaüstü; mucize yaratan. miraculously z. mucize eseri olarak... |
| | reluctant | s. istenmeden yapılan, gönülsüz, isteksiz, zorla yapılan. reluctance, reluctancy i.istemeyiş,gönül- süzlük, rızasızlık.... |
| | endorse, indorse | f. çek veya poliçenin arakasına imza etmek, ciro etmek, vesika arkasına bir şey yazmak; onaylamak, uygun bulmak. endor... |
| | dulcimer | (i). santur, kanuna benzer bir çeşit çalgı .... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | parapet | parapet. balustrade. bulwarks of a ship.... |
| | alaycı | mocker. mocking. derisive. barbed. cynical. facetious. ironic. ironical. mordacious. shavian. snappish. sneering. wry. s... |
| | stokçu | stockpiler (of sth scarce. dealer in leftover or salvaged goods.... |
| | pipet | pipette.... |
| | hükümet darbesi | coup. coup d'état. usurpation.... |
|
|
|
 |
|
 |
|