| English | Türkçe | | woodcutter | i. baltacı, odun kesicisi, odun yarıcısı.... |
| | launcher | (i.) mancınık, katapult, fırlatıcı, atıcı.... |
| | prosper | f. muvaffak olmak, başarılı olmak; muvaffak kılmak; gelişmek, büyümek, zenginleşmek, iyileşmek.... |
| | hedonism | (i)., (fels). hayatın esas gayesini zevk kabul eden öğreti, hedonizm, hazcılık; zevke düşkünlük. hedon'ic (s). hedoniz... |
| | v8 | oto. V şeklinde sekiz silindirli motor.... |
| | ceramics | (i)., (tek). seramik sanatı ve tekniği; çini, çini işleri; çinicilik; (çoğ). seramik eşya, çini, çanak çömlek. ceramis... |
| | prefecture | i. bir vali veya yüksek rütbeli memurun sorumlu olduğu bölge, makam, hizmet süresi.... |
| | telemark | i. kayakta dönmek veya çabucak durabilmek için ağırlığı öndeki kayağa verip ucunu içe doğru çevirerek yapılan dönüş .... |
| | ux | kıs. wife.... |
| | merchant | tacir tüccar mağaza sahibi dükkâncı ticarete ait ticari ticarette kullanılan merchantman ticaret gemisi merchant marine ticaret filosu merchant prince çok zengin tüccar merchant tailor tüccar terzi |
|
|