 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | loaf | f. aylakça vakit geçirmek, boş gezmek, haylazlık etmek. loafer i laylak veya boş gezen kimse; haylaz kimse; mokasen ti... |
| | toddy | i. sıcak su ve şekerle karıştırılmış bir içki; Hindistan'da bazı hurma ağaçlarından çıkarılan tatlı bir şıra.... |
| | selfcontained | s. düşüncelerini başkasına söylemeyen, ağzı sıkı; kendine hakim olan; kendi kendine yeten; gerekli kısımları kapsayan.... |
| | bicarbonate | i., kim. bikarbonat bicarbonate of soda bikarbonat de süd, soda.... |
| | enfamille | Fr. ailece, aile fertleri ile.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | enternasyonal | international.... |
| | atılımcı | goer.... |
| | zırvalamak | prate. waffle. yap. to talk nonsense. to talk through one's hat. to yap. to bullshit.... |
| | yıkıntı | debris. wreckage.... |
| | bahtsızlık | an unfortunate occurrence. being ill-starred. tough luck.... |
|
|
|
 |
|
 |
|