 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | inferior | s, i. aşağı; adi, bayağı; mevki veya rütbede aşağı; ikinci derecede, ehemmiyeti az; astr. güneş ve dünya arasında olan... |
| | starling | i. köprü ayağının etrafına kakılan kazıklar.... |
| | trichiasis | i., tıb. kirpiklerin içe doğru dönmesi; idrarda ipliksi elyaf görülmesi, trikiyazis.... |
| | uncircumcised | s. sünnetsiz; Musevi olmayan; putperest.... |
| | stay | f. durmak; kalmak; geçici olarak ikamet etmek; beklemek; durdurmak, alıkoymak, bırakmamak, salıvermemek; yaptırmamak, m... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | eroinman | drug addict.... |
| | hüsnühal | good conduct. good behaviour. propriety of conduct.... |
| | katılaşma | hardening. solidification. concretion. fixation. induration. rigor. rigour.... |
| | evren | cosmos. universe. environment. time. creation. horizon. macrocosm. system. total field under survey. world.... |
| | kaşınmak | itch. to itch. to ask for trouble. to look for trouble. to make a rod for one's own back.... |
|
|
|
 |
|
 |
|