 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bastardize | ing. -ise (f). piç olduğunu ispat etmek; alçaltmak; şerefi lekelenmek, alçaltılmak; değiştirip kıymetini bozmak.... |
| | run | f. (ran, run run'ning) koşmak, seğirtmek; çabuk gitmek, çabuk yürümek; kaçmak, firar etmek; gidivermek; işlemek, çalış... |
| | neurotic | s., i. nevrozlu, sinir hastalığı olan; k.dili evhamlı; sinirlere ait; nevrozlu kimse; fazla duygulu kimse.... |
| | setaceous | (s.) sert kıllı; domuz kılı gibi.... |
| | gad | i maden hrmak için kullamlan sivri uçlu demir; üvendire; arazi öIçmeye mahsus cubuk... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | presto | Italian for 'fast '.... |
| | yakınlaştırmak | zoom.... |
| | yerine | instead. instead of. in lieu. in lieu of. in place of. vice.... |
| | yapılış | construction.... |
| | içki | beverages. beverage. drink. liquor. intoxicating drink. jamboree. rum.... |
|
|
|
 |
|
 |
|