 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | fossa | (çoğ. sae) (i)., (anat). çukur.... |
| | womanish | s. kadın gibi; kadınsı, kadın tavırlı. womanishly z. kadınca tavırlar takınarak. womanishness i. kadınlık.... |
| | abnormal | (s) anormal, usule veya âdete uygun olmayan; tabii olmayan abnormal'ity (i) anormallik, usule veya âdete uygunsuzl... |
| | sensualize , (ıng.) ise | (f.) şehvanileştirmek.... |
| | mullion | i., f. pencere çerçevesinin dikey bölme tirizlerinden biri; f. tirizlerle ayırmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | oburluk | gluttony. greediness.... |
| | kötü haber | bad news. evil news. evil tidings. alarming news. bad tidings.... |
| | usturmaça | fender.... |
| | bay | To bark at; hence, to follow with barking; to bring or drive to bay; as, to bay the bear.... |
| | yayımlama | issue. publication.... |
|
|
|
 |
|
 |
|