 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | toluene | i. bir çeşit balsamdan çıkarılan ve ilaç veya boya imalâtında kullanılan benzin gibi bir sıvı.... |
| | col | (i)., cogr geçit; meteor iki antisiklon arasındaki alçak basınç alanı.... |
| | flagellant | (s)., (i). döven, kırbaçlayan; (i). özellikle kendisini kırbaçlayan veya kırbaçlatmaktan hoşlanan kimse.... |
| | eyespot | (i)., (zool). bazı aşağı cins hayvanlarda bulunan basit göz.... |
| | sleek | s., f. perdahlı, düzgün, kaygan, ipek gibi parlak; kaypak tavırlı; besili; f. düzgün ve parlak hale getirmek; yatıştır... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | usanç | harassment. boredom. tedium.... |
| | nezle | catarrh. cold. common cold. catarrh ingin. dumağı. head cold.... |
| | anatomi | anatomy.... |
| | sevimlilik | amiability. likableness.... |
| | forte | Loud, strong.... |
|
|
|
 |
|
 |
|