 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | wig | i., f. (-ged, -ging) peruka, takma saç; f., ing., k.dili. azarlamak, paylamak. wig out A.B.D.,(argo) esrar etkisinde b... |
| | xanthoma | i. tıb. deride sarı lekeler hasıl eden hastalık.... |
| | statoscope | i. en küçük basınç derecelerini gösteren hassas barometre; hav. çok hassas yükseklik ölçeği.... |
| | photoplay | i. filme alınan sahne oyunu.... |
| | hijack | (f). kuvvet zoru ile çalmak; hareket halindeki uçağı veya başka bir taşıtı kendi istediği yöne çevirmek. hijacker (i). ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ilişik | attached. enclosed. connected. related. relating to. relation. connections with. accompanying. hitch. subjunction.... |
| | eflatun | lilac-coloured.... |
| | avuç | the hollow of the hand (palm and fingers. handful.... |
| | dövüşme | fighting.... |
| | binek | saddle beast. mount. for riding.... |
|
|
|
 |
|
 |
|