 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | luddite | i. makina düşmanı, makinaların işçinin zararına kullanıldığına inanan kimse.... |
| | spume | i., f. köpük; f. köpürmek. spumescence i. köpüklü olma. spumescent, spumous, spumy s. köpük gibi köpüklü.... |
| | impound | f. ağıla kapamak; tevkif etmek; havuza su doldurmak.... |
| | assure | (f).temin etmek , temin edici söz söylemek;ikna etmek; söz vermek;sigorta etmek.assured (s).önceden belli olan (ışur'id... |
| | fail | (f). başaramamak, becerememek, muvaffak olamamak, çıkmamak, bitmek, kifayet etmemek; kuvveti kesilmek, zayıflamak; iflâs... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|